άρθρο τεχνητής νοημοσύνης

Kıbrıs Görüşmelerinin Tarihinin İzini Sürmek: Anlaşmazlıktan Uzlaşmaya

Doğu Akdeniz’de küçük bir ada ülkesi olan Kıbrıs, onlarca yıldır devam eden çatışma ve diplomatik müzakerelerin konusu olmuştur. Kıbrıs görüşmelerinin tarihi, adanın 1960 yılında İngiliz sömürge yönetiminden bağımsızlığına kadar uzanıyor. Adanın bağımsızlığından kısa bir süre sonra, Kıbrıslı Rum çoğunluk ve Kıbrıslı Türk azınlık, sonunda toplumlar arası şiddete yol açan siyasi gerilimler yaşamaya başladı. Anlaşmazlığı çözmeye yönelik ilk büyük diplomatik çaba, 1964’te Birleşmiş Milletler’in ateşkesi sürdürmek için adada bir barış gücü kurmasıyla geldi. Kısa bir süre sonra, Kıbrıs Rum ve Kıbrıs Türk toplumlarının liderleri arasında Birleşmiş Milletler himayesinde görüşmeler başladı. Ancak, bu görüşmeler nihayetinde başarısız olacak ve bu iki grup arasındaki çatışma sadece daha da kötüleşecektir. 1974’te Kıbrıs’ta Yunan destekli bir darbe, adanın iki kısma bölünmesiyle sonuçlanan bir Türk askeri işgaline yol açtı: güneyde Kıbrıslı Rum ve kuzeyde Kıbrıslı Türk. Bu bölünme, gerilimleri şiddetlendirecek ve çatışmayı çözmek için daha fazla müzakere için yeni zorluklar yaratacaktır. Sonraki yıllarda çatışmayı çözmek için çok sayıda girişimde bulunuldu, ancak ilerleme yavaştı. Sorun, yeni bir dinamiğin ortaya çıktığı 2000’li yılların ortalarına kadar büyük ölçüde çıkmaza girdi. Kıbrıs’ın yaklaşan Avrupa Birliği üyeliğiyle birlikte, taraflar üzerinde bir çözüm bulmaları için artan bir uluslararası baskı vardı. 2004 yılında Kıbrıs Rum ve Kıbrıs Türk toplumlarının liderleri İsviçre’de bir araya gelerek Birleşmiş Milletler tarafından ortaya konan bir plan üzerinde anlaştılar. Ancak plan nihayetinde Kıbrıs Rum toplumu tarafından yapılan referandumda reddedildi. Bu gerilemeye rağmen, 2014 yılında eski BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın Özel Danışmanı Espen Barth Eide liderliğinde yeni bir müzakere turu başladı. Bu görüşmeler, siyasi eşitlikle birlikte iki toplumluluk ve iki bölgelilik ilkesine dayalı kapsamlı bir çözüm geliştirmeyi amaçlıyordu. Müzakereler, Müzakere için başlıca konuları ve ilkeleri belirleyen ve Ortak Deklarasyon olarak bilinen bir çerçeve belge oluşturdu. Ne yazık ki, bu görüşmeler de başarısız oldu ve 2017’de Birleşmiş Milletler’in yardımıyla müzakereleri yeniden başlatmak için yeni bir girişim başlayacaktı. Bu kez görüşmeler, o zamanki Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in adını taşıyan “Guterres çerçevesi”nin oluşturulmasına yol açtı. Çerçeve, tartışma için altı temel alan belirledi: yönetişim, mülkiyet, ekonomi, güvenlik, Avrupa Birliği ve diğer konular. Yıllarca süren müzakerelerin ve pek çok yanlış başlangıcın ardından, Nisan 2021’de Kıbrıs liderleri bir “Egemen Eşitlik Devleti” konusunda anlaştıklarını açıkladılar. Bu anlaşma, adadaki topluluklar arasında siyasi eşitliği sağlayan güç paylaşım yapılarıyla, eşit statüye sahip iki devletten oluşan bir federasyon yaratıyor. Bu önemli bir atılım ve onlarca yıllık çatışmayı çözme yolunda önemli bir adımdı. Sonuç olarak, Kıbrıs müzakerelerinin tarihi, hayal kırıklıkları ve yanlış başlangıçlarla dolu uzun ve zorlu bir yolculuktur. Ancak, “Egemen Eşitlik Devleti” kurulmasına yönelik yakın tarihli anlaşma, Kıbrıs için barışçıl ve müreffeh bir gelecek vaat eden önemli bir gelişmedir. Bu yeni anlaşmanın tam olarak uygulanıp uygulanmayacağı henüz görülmedi, ancak çatışmanın on yıllarca süren çekişmeden sonra nihayet çözülebileceği konusunda umutlu olmak için nedenler var.

ACM Cyprus

Related Articles

Αφήστε μια απάντηση

Η ηλ. διεύθυνση σας δεν δημοσιεύεται. Τα υποχρεωτικά πεδία σημειώνονται με *

Back to top button